Bizimkisi imkansız aşk
Platonik Hikayeler Ekim 10th, 2008
” ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURUR !”
Güneş camlara vurmuş, içeri biraz ısınmıştı. Kadriye ,eline kızının önlüğünü almış, sökük yerini dikiyordu ki, kapının zili çaldı. Açtı, komşu Nevindi.
Kadriyenin morarmış gözünü gördü..”Ne o ? bu kız “dedi.”Harpten mi çıktın yoksa ?” Kadriye, gözünü kaçırarak, kapıya çıkarken vurdum dedi.
“Ah kardeşim ! Yalan söylesen de kendini ele veri
yorsun, kocan mı dövdü yoksa ?”dedi..Genç kadının gözleri doldu. “Ne yapsam yaranamıyor-um kardeş…! Çocuğumu , size bırakıp, zengin evle-
rine hizmetçiliğe gidiyorum, yine de yaranamıyo-rum, çalışmadığı gibi aldığım paraya da göz dikiyor…Sonra,bir meyhanede içip, gece yarısı eve
geliyor, ağzı leş gibi içki kokuyor, bu durumda bana
yatalım !”diye baskı yapıyor..Ret edince de vuru-yor, ” pis olduğumu, beceriksiz olduğumu, elin karı-
ları gibi cilveyi bilmediğimi söylüyor…! Bıktım bu
hayattan !”
“Haklısın kardeşim, bu adamdan hayır yok, boşan ”
“Ah kardeş, boşanmaya kalksam, beni öldürür !”
Kapının zili çalınınca, “her halde bizimki geldi “dedi.
Nevin hanım, “ben gidiyim kardeş, yine gelirim ”
dedi..Genç kadın çıktı. Deli Rıfkı, içeri girdi. Üstü
başı perişan, gömleği yırtık, ağzı içkili girdi.Ayakta
zor duruyordu. Kadriye, eğilip ayakkabısının bağla
rını çözdü.
“Bu kadın niye gelmiş ?”dedi. Sonra, pis pis sırıtarak, ” haydi soyun yatalım !” dedi..Kadriye
tuvalete zor attı kendini kustu. Sonra geldi.
“Bende akıl yok ! Şu adama oğlan doğursam hora
geçecek miyim ? sanki “diye içinden geçirdi. Adam
“gız yoksa hamile misin ?”dedi..”Oğlan isterim…!
Genç kadın, “bilmiyorum,birden midem bulandı…
Belki üşüttüm …”dedi. Adam, ” Oğlum olursa, içkiyi bırakacağım söz !”dedi..Sonra genç kadına
sarılıp öpmek istedi. “Öff…!Ağzın leş gibi kokuyor ”
dedi..İsteksiz, üzerindeki geceleği çıkartırken,
Rıfkı sedirde sızıp kaldı. Bu sırada ilkokul beşe
giden kızı uyanmış, tuvalete gitmişti. Genç kadın
üstüne geceliği geçirdi, kız da tuvaletten çıkmıştı.
“Yavrum, yarın bayram provasına gidecek misin ?”
dedi..Kız, “Evet anne ! 23 Nisan için şiir verdi öğret
menim onu ezberleyeceğim !”dedi..”Okuldan
gelirsen, yedek anahtarla kapıyı aç, otur, ben
Nevin teyzenle sağlık ocağına gideceğim !”dedi.
* * * *
Gece yarısı olmuştu. Dışarda sarhoş naralarından
başka bir ses duyulmuyordu. Gecekondular derin
uykudaydı. Tek-tük köpek seslerinden başka bir ses duyulmuyordu..Sessizliği “Hey ! Uyanın Millet !”
diye bir sarhoş sesi bozdu. Kadriye, sedirde otu-
rurken, yaklaşan ayak sesiyle kalbi çarparak kapıya yaklaştı. “Gız ! K…aç kapıyı !” diye bağırdı
deli Rıfkı…Açtı, kapıyı. “K…!” niye geç açtın diye
kadının üzerine yürüdü. Sese, odasında yatan
kız da uyanmıştı. ” Bağırma adam ! Tüm mahaleyi
ayağa kaldıracaksın !”diye yatıştırmaya çalıştı
kocasını. Adam sızdı kaldı. Kız, kapıyı açtı,
annesinin yüzündeki morluğu görünce, ” yeter anne ! Bu adamın seni dövmesine daha ne kadar
katlanacaksın ? Dedeme gidelim…!” diye ağlamaya
başladı. “Ah yavrum ! Evimizden daha rahat neresi
var ! Baban da bir gün uslanır…Anneaanen titiz bir
kadın…Bizim gitmemiz kadını sıkıntıya sokar…”
* * * *
Nevin hanım, “Kız, sende hiç akıl var mı ? Niye
korunmadın ? “dedi..”Kadriye ” Belki de üşütmüşümdür, emin olmak için sağlık ocağına
gidiyorum…”dedi. “Hamileysen, ne yapacaksın kızım ? Kocanın, bir işi yok ! Hizmetçiliğe giderek
zaten zor geçiniyorsun…”dedi..Yürüyorlardı.
Nevin hanım, “Bizimki ile konuştum, bir okula hademe alacaklarmış, okul müdürü, bizim beyin
lise arkadaşıymış, senin için telefon etti, müdür de
gelsin konuşalım demiş…Kadriye, ” Teşekkür ederim ! “dedi..”Bu yaptığın iyiliği hiç unuyutmuya-cağım.
Sağlık ocağında, kadınlar sıra olmuş, doktorların
gelmesini bekliyorlardı. Saat 8.3O da hemşireler
muayene olmak isteyenleri sıra ile içeri alıp hasta
kayıt defterine yazmış, numara vermişti.Saat
dokuzbuçukta doktorlar geldi. Sıra , kendine
gelinceye kadar, bir banka oturup beklediler.
Hemşire, “Kadriye K…” dedi..Genç kadın içeri
girdi..Bir bayan doktor, “şikayetiniz ne hanımefendi ?” dedi..”Doktor hanım, midem bulanıyor, kusuyorum, hamile miyim ?” diye geldim
“Peki, şu poşete idrarınızı yapın getirin !” dedi..
Kadriye, bayanlar tuvaletine girip poşete işedi
sonra, idrar tahlili yapan, Labaratuvara verdi..
Saat ikide idrar tahlili neticesini aldı. Bayan doktora
verdi. Sonra sedyeye uzandı, bayan doktor eline
naylon bir eldiven geçirerek onu muayene etti
“Hamilesiniz !” sözünü duyunca hem sevinmiş hem de üzülmüştü. Nevin hanımla birlikte eve döndü.
* * * * *
Bir ilkokula hademe olarak girmiş, okul müdürü ve
öğretmenler kendisini çok sevmişlerdi..Müdür
Burhan Bey, “Kızım, bir sıkıntın olursa, bize gel
söyle !” demişti..Karnı büyümeye başlamıştı.
Kocasına, ” Ben bu durumda okula gidemem,
Müdür Beye söyleyim, ben doğuruncaya kadar
sen benim yerime bak ! Ama, içki içmemek şartıyla
yoksa, benim işime de sebep olursun !”demişti.
Adam, “Tamam ! Ağzıma içki almam !” diye söz
vermişti.
* * * * *
Deli Rıfkı, okulu süpürüyor, sınftaki sıraların üstünü
siliyor, kız-erkek öğrenciler sınıflara girerken
onları kontrol ediyordu..İlk günler, Okul Müdürü
ve öğretmenler çok memnundu..Ama, sonra okula
içki şişesiyle gelmeye ,içip sarhoş olmaya, ve kız
öğrencilere laf atmaya başlayınca, Okul Müdürü
kovdu onu.
Deli Rıfkının , sabah kalktığında, kahvaltıyı yaptık-tan sonra, ” okul müdürü bizim pasoportumuzu gösterdi !”dedi..”Yani kovuldum !” Kadriye, sıkıntılı
“Okul Müdürü efendi bir adamdı, muhakkak yine
içki içtin ! Sen adam olmazsın !” dedi..”Senin yüzünden ,ben de mahçup olacağım şimdi…!”
“Para uçlan ! Şöyle arkadaşlarımın yanına doğru
uzanacağım bir !” Genç kadın, ” Nasıl adamsın sen !
Son parayı da sana verirsem, bu evin kirasını
nasıl ödeyeceğiz ? “dedi.. Gözüne, çivide asılı
çanta ilişmişti, pis pis gülerek çantayı
indirdi, içindeki paraları aldı, çıkmak üzereydi.
Genç kadın, adam çıkmak üzereyken, önüne
geçti. Kadına, kuvvetli bir tekme savurdu.
Kadriye, yere düştü, ve apış arasından kan yürümüştü. Yerde cansız yatıyordu.
Deli Rıfkı, yerde yatan karısını kaldırmak istedi.Ama
genç kadının başı düştü..
“Allah’ım ! Ben ne yaptım ! Hem çocuğunu düşürdü
hem de hayatını kaybetti ! Ben katilim ! “diye
başını duvara vurmaya başladı
NOT :Bu hikaye yazarı tarafından kurgulanmıştır
kahramanları hayalidir
Beni öldüren platonik aşkım
Platonik Hikayeler Ekim 6th, 2008
İngilizce’de argo anlama gelen garip bir soyadı olan birisiydi o… Eski Kemancı barda 19 yaşın verdiği çılgın headbang’ler ve bir şekilde karıştırılmış içki çeşitlerinin damarlarda kolkola gezmesinin verdiği sarhoşlukla sadece bir siluetten ibaret gördüğüm o kişi, nasıl olur da hayatımın en önemli insanı oldu bir anda?
Barda bana olan bakışları çok garipti, uzakta bir karaltı halindeydi ve bana bakıyordu sürekli, ben ise; yaz ortasında ayrıldığım eski sevgiliyi düşünüyordum sürekli, onu görmek ve onun yakınında olmak istiyordum, o soğuk sonbahar gecelerinde…
Daracık iki kolonun arasından yüzyüze geçerken, bana “dudakların beni çıldırtıyor” dedi… içimde sıcak birşeylerin aktığını hissettim, kızmadım bile ona, güldüm sadece, sonra, onun siluetindeki sis perdesi kalktı ve daha bir net görünmeye başladı gözleri…
O sarhoş halimle bile utanıyordum bakışlarından, gülüp gözlerimi kaçırıyordum sadece…
Aralık ayının bir Cumartesi gecesi, tum eğlence doruğa ulaşmak üzereyken, içki yüksek devinimlerle damarlarda tur atarken, aslında dinlediğim müzikten ve topluca yaptığımız headbangten başka birşey düşünemiyordum, acayip eğleniyordum orada…
Sonra o geldi… belimden tutup bize katıldı, çok sarhoştu, bir şeyleri başlatmak için gerekli cesareti ancak böyle bulabildi sanırım, müziğin etkisiyle zıplarken birden yüzlerimiz karşı karşıya geldi… o kısacık zaman diliminde birbirimize baktık, çok çok yakın bir mesafeden, onun gözleri dudaklarımdaydı önce, sonra kendi dudaklarıyla yer değiştirdiler… Böylelikle birkaç senelik bir oyun başlamış oluyordu. O saniyeden sonra…
Bir oyundu bu evet, çocuktuk daha biz, ona ait küçük bir oda vardı arkadaşlarıyla kaldığı evde, orada geçiriyorduk saatlerimizi, kendimize ait çok az paramız vardı, çoğuyla içki alıyorduk. Ben ondan biraz daha deneyimli olmama rağmen, sex konusunda da sil baştan oldu her şey, birbirimizi tanır gibi tanıdık sexi…
Ama her şey çok güzeldi, mukemmeldi, olması gerektiğinden daha iyiydi… de bu ne kadar sürebilirdi??? 4 yıl sonra… herşey bitmişken, yaşadıklarımız bizi yıpratmışken, ben başka birini platonik olarak severken, o saçlarını kestirmiş ve tam bir yuppie olmuşken, çocuğumuzu daha küçük bir et parcası iken öldürmüşken, o tek başına sıcak bir eve taşınmış ve “artık huzur istiyorum” derken, sıradan bir haziran günü onun evinden çıktım ve bir daha geri dönmedim.
Geri dönmeyi çok istedim ama o kabul etseydi bile yapamazdım bunu, çünkü, köprünün altından çok sular geçmiş ve köprü de yıkılmıştı üstelik… O güzel, gece saçlı, zayıf çocuk, şarkının dediği gibi “şimdi çok uzaklarda “… ama ne kadar uzakta olursa olsun, bana ondan daha yakın, bunu biliyorum, gözlerimi kapattığım anda onu görebiliyorum çünkü…
Ama sadece istediğim zaman…
Bir japonun aşk hikayesi
Platonik Hikayeler Ekim 5th, 2008
Japonya da yaşanmış gerçek bir sevgi hikayesidir.
>Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar.
>Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk
>bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı
>için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kotu
>hisseder ve ayni zamanda meraklanırda kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi
>görünce. Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştı.
>Nasıl olmuştu da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca
>yaşamayı başarmıştı? Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl
>boyunca yasamak cok zor olmalıydı. Sonra bu kertenkelenin 10 yıldır hiç
>kıpırdamadan nasıl 10 yıl yaşadığını düşündü- ayak çivilenmişti!!
>Böylece çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye baslar, ne yiyor acaba?
>Sonra nereden çıktığını fark edemediği başka bir kertenkele gelir ağzında
>taşıdığı yemekle…
>İnanılmaz!!! Adamı sersemletir gördüğü manzara.
>Bu nasıl bir sevgi?
>Ayağı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından
>beslenmekteydi…
>Bu iki kertenkele arasındaki ilişki acaba ne olabilir: eş, arkadaş,
>sevgili, abi, kız kardeş…..
>Aralarındaki ilişki her ne olursa olsun, görünce bize rahatsızlık verecek
>bu iki canlı bize bir şeyler anlatmak istiyor:
SEVDİKLERİNİZİ ASLA TERKETMEYİN, UNUTMAYIN ONLARI.
10 senelik platonik aşkım songül
Platonik Hikayeler Ekim 5th, 2008
MERHABA arkadaşlar.bende sizinle 10 yıl süren platonik aşkımı anlatmak istiyorum.önce biraz kendimi anlatayım şimdi 19 yaşındayım ünv. okuyorum.ve 8 yaşımda sevmeye başladım.neyse hikayeye geçersem daha iyi anlayacağınızı umuyorum.evet Burcuyla 2. sınıfta tanışmıştık.aynı sınıftaydık.bende oda sınıfta hep sessiz sayılırdık.diğer kızlarla konuştuğum halde daha o zamanlar bile onunla konuşamazdım.çekinirdim.ama tabi bunun geröek nedeninin onu sevmem olduğunu anlamam zaman alacaktı ve birde baktım ki 6.sınıfa gelmişiz.ve 6.sınıfın ara tatilinde karnemi alıp eve gittiğimde karne sevinci yerini üzüntüye bırakmıştı.annem taşınıyoruz haftaya dedi.benim dünyam yıkılmıştı.vede taşındık.işte ayrılınca burcuyu gerçekten sevdiğimi anladım.onu hiç unutmadım.hep aklımda bir yerlerde saklıydı.ve liseye gelmiştim ama onu unutamammıştım.lisem eski mahallemin yakınındaydı.ve ilk gün herkesin ismiyle sınıfları okunuyordu.okunanlar içinde onun ismini duyunca sanki dünyam bir anda değişmişti.farklı sınıflardaydık ama aynı okuldaydık.ve okul başladı.ancak ben çok çekingendim.ve gene onunla konuşmaya cesaret edemedim.ve lise 1de mektup yazmaya karar verdim.bir mektup yazdım ve defterinin içine bir arkadaş vasıtası ile koydurttum.sonra cevap alamayınca bir mektup daha yazdım ama gene cevap alamamıştım.aslında cevap yazmamasından doğal başka birşey olamaz.çünkü mektuplarımda ismimi ve kim olduğumu belirtmemeiştim.cevap yazarsan şuraya koy ben okrum demiştim ona.ama asla oraya bir mektup koymadı.her gün baktım ama nafile.ve lise 3 ün son haftası gelip çatmıştı ve ben ona bu sefer ismiminde olduğu bir mektup yazmaya karar verdim.vede yazdım ve okulun son günü verecektim.böylece kabul etmezse ondan kaçmak zorunda kalmayacaktım.tam 4 sayfa yazdığım mektubu vermek için songün okula gittim ama o okula gelmemişti.ve 4 sayfalık mektup elimde kalmıştı.ve 3 ay sonra ünv.yi kazanmıştım.ve bir arkadaşım kral tv ye hergün mesaj at belki görür dedi ve yaklaşık 1 ay hergün mesaj attım.ama oda bir işe yaramadı.sonra internetten ev telefon numarasını buldum ama asla aramaya cesaret edemedim arayıpta ne diyebilirdim ki.asla o numarayı tuşlayamadım.ve tuşlayamayacağımda.o hep benim kalbimde bir yerde olacak.taki onun yerini doldurabilecek bir başkası karşıma çıkana dek.artık zeten arayamam onu çünkü belki evlenmiş yada nişanlanmıştır.yada artık benim sevdiğim o temiz kalpli burcu olarak duruyor mu bilmiyorum.ama ben onu hep temiz kalpli ve sessiz burcu olarak hatırlayacağım.beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.siz eğer birini severseniz geç olmadan sevdiğinizi söyleyin.bir aşk 1 yada 2ayda sönebiliyorsa sizin için.siz aşkı bilmiyorsunuz yada hiç tatmamışsınız demektir kendinizide kandırmayın lütfen beni dinlediğiniz için tekrar teşekkürler.
Okul yillarinda aci askim
Platonik Hikayeler Eylül 26th, 2008
Merhaba arkadaslar, sizlere basimdan gecen platonik bi ask hikayesi anlatmak istiyorum.. sene 98 di yanilmiyorsam. lise ye yeni baslamistim. bulundugum sehirin en ucra kosesinde bi lise idi okulum. ilk okula gittigim gun ders e girmeden once koridarda elinde kitaplarla dolsana sinif arayan bi bayan gordum. vede gordugum anda cok etkilendm sinifimi buldum girdim, bos gecen 4 dersin ardindan kapi acildi iceriye o gordugum bayan girdi, fen bilimleri ogretmeni aynur hanim… sinifa girmesiyle basimdan asagi kaynar sular dokuldugunu hissettim, kalbim alevlenmeye baslamisti.. kisa suren bir tanisma fasli nin ardindan isminin aynur oldugunu bursali oldugunu ve goreve yeni basladigini ogrendim. tabi ogrendigim gunden itibaren onun gozune girebilmek , ona daha yakin olabilmek icin dersleri su gibi ezberliyorum, deneyler yapip sinifta kendisine tanitmaya calisiyordum. ona olan askim zamandan daha cok ilerledi ve kor kutuk tutkunu oldum. daha sonralari aramizda bi samimiyet olustu tabi ama bu sadece ogretmen ogrenci iliskisiydi, yas olarak benden 7-8 yas buyukdu. gunler geciyor aynur a olan askim siddetli bi kasirga gibi buyuyerek ilerliyordu. taki bir gun onu okul cikisanda bir genc adamla tokalasirken gorene kadar. ogun direk eve gittim, odama kapandim kimseyle konusmadim hep o genc adami dusundum.. acaba aynur ogretmenle ne iliskisi var??? kendimi rahatlatmaya calistim, kardesidir akrabasidir felan dedim ama olmadi, aci haber tez duyuldu. diger gun okula gittigimde on siradaki kizlarin konusmasina kulak verdim ; ‘aa aynur hocanin nisanlisi cok yakisikli sen gormedin mi diyordu diger arkadasina. o an dunyam basima yikildi ve 12 senedir tiryakisi oldugum sigaraya basladim aynur ogretmen benim en buyuk platonik askimdi ve hala icimde ukde.